Rose Monroe, ateşli Venezolana bedenini ortaya çıkarırken, o kıvrımlı kalçası ve dolgun poposuyla tam bir sapık avcısıydı. Spicy J’nin sert bakışları altında titreyen o sıcak deri, her hareketiyle sanki “Al beni” diye haykırıyordu. Latin esintisiyle dolan o kocaman popo, masanın kenarına yaslandığında adamın içindeki azgınlık doruğa çıktı; parmaklarındaki sertlik hemen hissediliyordu. Rose’un kalçasına vurduğu her tokat, onun içindeki açlığı daha da körüklüyordu. Spicy J elini oradan oraya gezdirip, derinlemesine keşfediyordu; o yuvarlak etler arasında kaybolmak istiyordu.
Kalçalarının arasından yükselen buhar gibi sıcaklığı hissetti adam, elleriyle sıkıca kavrayıp çekiştirmeye başladı. Latina’nın çığlıkları ortamı sararken, yakaladığı ritim giderek agresifleşiyordu. Sertenin sertine dayama başladı; kalçaların arasından girerken Rose’un amcığını şiddetle itiyor, her kökleyişinde “Daha hızlı!” diye bağırıyordu kızcağız. O büyük popo öyle bir inliyordu ki etraf yankılanıyor gibiydi. Ağzına aldığı yumuşak saksonun tadını unutmuştu adam ama Rose’un inlemeleri onun en büyük uyarıcısıydı.
Birden kalaşnikof gibi ritmik kökleme başladı Spicy J, Rose’sun basenleri bütün odanın havasını değiştirdi. Her girişte kızın ıslandığı amcık çatır çatır şapırdıyordu; onun bağırtılarıyla belli oluyordu ne kadar beğendiğini. Gecenin karanlığında bu iki serserinin umarsız sikişi adeta patlama noktasındaydı. Sonunda Rose’un tüm gücüyle tuttuğu masa üzerinde sarkıtılmış bacakları titremeye başlayıp gevşerken sert gaza basıldı. Yarağının dibine kadar soktuğunu hissetti kadın ve kafasını arkaya atıp haykırmaya başladı.
İçlerinden biri patladı önce; sıvılar karıştıktan sonra gelen orgazm dalgasıyla birlikte ortalık cehenneme döndü. Rose Monroe’nun dudaklarından çıkan son fısıltılar bile hırsla doluydu: “Bitmedi daha…” dediğinde adamın gözlerinde ateş büyüdü ve geceyi yeni bir haz için hazırlamaya koyuldu.